Bağımlılıkla Mücadele Nisan Ayı Etkinliği
27.5.2022

Bağımlılık; bir maddenin ruhsal, fiziksel ya da sosyal sorunlara yol açmasına rağmen alımına devam edilmesi, bırakma isteğine karşılık bırakılamaması ve maddeyi alma isteğinin durdurulamamasıdır. Çok uzun yıllar bağımlılık sorunun bir ahlak sorunu olduğu, iradesizlik sonucu ortaya çıktığı hatta kişilik zafiyetinin bir sonucu olduğu düşünülegelmiştir. Madde bağımlıları; zayıf karakterli ve kötü insanlar oldukları, ahlaklı yaşam sürdürmekte ve davranışlarını kontrol etmekte isteksiz oldukları gerekçesiyle sürekli dışlanmışlardır. Oysa sinirbilim ve davranışsal bilimdeki gelişmeler, madde kötüye kullanımı ve bağımlılığı konusundaki bu anlayışın doğru olmadığını kanıtlayan sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bugün gelinen noktada bağımlılıkların, iyileşme ve nükslerle seyreden kronik bir beyin hastalığı olduğu kabul edilmektedir. Şeker hastalığı, kalp hastalıkları, astım, şizofreni ve demans gibi ilaç tedavileri ve koruyucu önlemler ile durdurulabilen ancak tamamen iyileşmeyen hastalıklar bağımlılıklarla ilişkili rahatsızlıklar olarak ifade edilmektedir.

Herkes bağımlı olabilir. Bağımlılık sürecine etki eden çok sayıda faktör vardır. Kişinin genetik yapısı, cinsiyeti, var olan ruhsal hastalıkları, dürtüsellik ve yenilik arama gibi kişilik özellikleri, yaşadığı çevre, kaotik ev ortamı, ailede ebeveynlerin madde kullanımı, uygun ebeveyn denetiminin eksikliği, çocukluk çağında olumsuz yaşantılar, arkadaşların etkisi, erken yaşta kullanmaya başlama ve maddenin kendisine bağlı özellikler bağımlılığın gelişimini etkiler. Bir kereden bir şey olmaz denilmesi, uyuşturucu madde alımının kontrol edilebileceğinin düşünülmesi, başkaları bağımlı olsa da kişide var olan kendisinin bağımlı olmayacağına inanılması bağımlılık riskini arttırır.

Uyuşturucu madde kullanan kişiler tedavi olabilir. Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde uyuşturucu maddeyi bırakma oranı oldukça yüksektir. Tedavi sadece uyuşturucu maddenin bırakılması değil, kişinin sosyal yaşamına geri dönmesini ve yaşamını sağlıklı biçimde sürdürebilmesini de içerir. Bu durum uyuşturucu madde olmadan yaşam tarzının yeniden inşa edilmesi ile mümkün olmaktadır. Kişinin tedavi olma konusunda motivasyonu ve tedaviye uyumu çok önemlidir. Kullanıcılar arasında var olan  “bu hastalığın bir tedavisi olmadığı” düşüncesi yanlış bir kanıdır. İsteklilik ve kararlılık tedaviyi mümkün kılmaktadır.

Oğuzhan KARAYOL

Neşet Ertaş Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü

Bağımlılıkla Mücadele Konusundaki diğer çalışmalar için TIKLAYIN